Haydarlı Belediyesi

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

kırgızistan

kırgızistan

Tarih 16 Haziran 2010, 19:42 Editör musa şahin

kırgızistan

Orta Asya'da programlar yapan Seyfullah Türksoy, Kırgızistan'da yaşanan olayları bizzat yerinde gördü. Bölgeye ilişkin birikimini de katarak ortaya ciddi bir analiz yazı hazırladı.

KIRGIZİSTAN'DAKİ KATLİAMIN PERDE ARKASI...

Tesadüfe bakın ki, katliamdan bir gün önce Bişkek'ten olayların merkezindeki Oş'a gitmiştik.

Önce Kazakistan'daki Ahıska Türkleri'yle ilgili çekimler yaptık,

ardından Kırgızistan'ın Budonofka köyünde yüzlerce Ahıskalı soydaşımızın katılımıyla çekimler ve röportajlar gerçekleştirdik.

Buradan da uçakla Oş bölgesindeki Sürgün Karadenizli Türkleri ziyaret ettik.

Kameraman arkadaşım Mehmet Turan'la Kökcar köyünde kaldığımız gece, Oş şehrinin merkezinde olayların çıktığını haber aldık.

Anlatılanlara göre, Özbek gençlerle Kırgız polisler arasında kavga çıkmış.

Kavganın büyümesi üzerine iki taraftan da kalabalık gruplar devreye girmiş ve olaylar büyümüş.

Ben şahsen bu olayların basit bir kavgadan çıkmış olabileceğine asla ihtimal vermiyorum.

Çünkü biz sabah 06.00 civarında Kökcar Köyü'nden Oş şehrinin merkezine giderken, yol boyunca eli sopalı, bıçaklı,

hatta silahlı öfkeli Kırgız gençlerinin toplandığı gördük.

Sadece bir bölgede değil, gittiğimiz yol boyunca tüm güzergahlarda kalabalıklar toplanmıştı.

Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir organizasyonun tesadüfen gerçekleşmesi imkansızdır.

Belliki önceden planlanmış bir katliam hazırlığı vardı.

 

Özbek köylerinde ise korkulu ve endişeli bir bekleyiş vardı.

Muhtemel saldırlara karşı köy girişlerine barikatlar kurmuş ve nöbet tutuyorlardı.

Bölgede uzun süreden beri gerginlik yaşanıyordu.

1990'da yine bu bölgede Kırgızlarla Özbekler arasında şiddetli çatışmalar çıkmış 100'den fazla insan hayatını kaybetmişti.

Daha sonra da münferit pek çok hadise yaşandı.

Korkunç katliamdan bir gün önce, şehirde bazı Özbeklerle görüştüğümüzde, kendileri üzerindeki baskıların günden güne arttığını,

özellikle polislerin ve vergi memurlarının Özbek esnaflar üzerinde yoğun bir baskı ve yıldırma politikası uyguladıklarını anlatmışlardı.

6-7 Nisan 2010 tarihlerinde  halk ayaklanmasıyla Bakiyev yönetimin devrilmesinin ardından olaylar bir türlü kontrol altına alınamamış;

Pek çok bölgede tatsız hadiseler meydana gelmişti.

Geçici Hükümetin tüm çabalarına karşın gözü dönmüş çeteler ve işsiz güçsüz alkol ve uyuşturucu bağımlısı kalabalıklar, özellikle Ahıska Türklerinin yaşadıkları bölgeleri hedef almış, onların arsalarını, tarlalarını gaspetmek istemiş, çıkan olaylarda 5 kişi hayatını kaybetmişti.

Kırgızistan'da bir süreden beri başta Ahıska Türkleri, Karadeniz Türkleri, Uygurlar ve Özbekler olmak üzere, azınlıklara karşı psikolojik bir baskı göze çarpıyordu. Bu baskı zaman zaman da şiddete dönüşüyordu.

Bunun temelinde yatan sebeplerin başında ise ülkedeki ekonomik sıkıntılar ve giderek artan işsizlik geliyor.

İşsiz ve çaresiz yüz binlerce genç potansiyel yabancı düşmanı olarak yetişiyor.

Oş bölgesinde, ekonomik durumu daha iyi olan Özbeklere yapılan vahşi saldırıların temelinde de bu durum etkili olmuştur.

Gözü dönmüş çeteler, daha önce de Ahıska Türklerine, Karadeniz Türklerine, Uygurlara ve yabancı olarak gördükleri diğer topluluklara mektuplar bırakarak tehditler savurmuş ve Kırgızistan'ı terk etmelerini istemişlerdi.

BOKSÖRLER ÇETESİ...

Mesela birkaç yıl öncesine kadar Krıgızistan mafyanın cirit attığı bir ülkeydi.

 Boksörler Çetesi adıyla nam salan saldırgan bir grup, çoğunluğu Türklerden oluşan yabancıları hedef alan pek çok saldırı gerçekleştirdi.

70'e yakın insanı hastanelik ettiler. Saldırıya uğrayanlardan bazıları hayatını kaybetti.

 Türk Büyükelçiliğinin koruma görevlisini de döverek silahını elinden aldılar.

24 Mart 2005 tarihinde gerçekleşen halk ayaklanması sırasında da başta Türk ve Uygurlar olmak üzere yabancılara ait işyerleri hedef alındı. Çok sayıda mağazayı ve işyerini yağmaladılar, yaktılar.

Ne acıdır ki,  6-7 Nisan ayaklanması sırasında da başta Türkler olmak üzere yabancılar hedef alındı.

Ülkede yıllardır yaşayan ve Kırgız vatandaşı olan Ahıska Türkleri ve Uygur Türkleri ile diğer topluluklar da fiili olarak ne yazık ki hep yabancı olarak nitelendirildiler. Halen de öyle.  Dolayısıyla her ayaklanmada, her karışıklıkta bu insanlar hedef alınıyor.

FERGANA VADİSİ, ORTA ASYA'NIN KALBİDİR..

Olayların gelişimiyle ilgili açmış olduğumuz bu kısa parantezin hemen ardından, tekrar Oş bölgesindeki kanlı olaylara dönelim ve bölgenin genel bir tahlilini yapalım.

Oş, Kırgızistan'ın Bişkek'ten sonraki ikinci büyük şehridir. 1 milyon nüfusun yaklaşık 400 binini Özbekler, 400 binini Kırgızlar, kalan kısmını ise diğer topluluklar oluşturuyor.

Yani bölgedeki Kırgız ve Özbek nüfus birbirine eşittir.

Bölgede kendilerini eskiden beri Türk olarak nitelendiren bazı topluluklar vardır.

Bunlardan biri Ahıska Türkleridir. 1944 yılında Sovyet diktatörü Stalin tarafından Ahıska ve Ahılkelek bölgesinden Orta Asya'ya sürülmüşlerdir.

Sayıları 12 bin kadardır. (Kırgızistan genelindeki Ahıska Türklerinin toplam sayısı ise 50 bin kadardır)

Bir diğer Türk topluluğu olan Rize ve Trabzon kökenli Karadeniz Türkleri de aynı tarihte, Batum'dan buraya sürülmüşlerdir. Sayıları yaklaşık bin kişidir.

Bir de Türkatalar diye tanınan ve Özgen civarında yaşayan bir Türk topluluğu vardır. Kendilerini Göktürkler'in torunları olarak nitelendiren ve binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan Türkatalar, Sovyetler Birliği döneminde bile Orta Asya'daki diğer Türk boylarından farklı olarak, kendilerini Türk olarak nitelendirmişlerdir.

Sayıları 50 bin kadardır.

Ahıska, Ahılkelek ve Batum'dan gelen Türkler 66 yıldır bu topraklarda yaşamaktadırlar ve

 birgün mutlaka Türkiye'ye dönecekleri umuduyla kendilerini misafir olarak görmektedirler. Türkatalar ise binlerce yıldır bu topraklarda yaşamaktadırlar.

 Aralarındaki fark budur.

Özbekler, Oş bölgesinde nüfusun yaklaşık yarısını oluşturmakla birlikte, 5.5 milyon nüfuslu Kırgızistan'ın yüzde 17'sini teşkil etmektedirler.

Ülkedeki en büyük birinci azınlık statüsündedirler.

Oş bölgesinde Özbeklerle Krıgızlar arasındaki ihtilaf, bereketli Fergana Vadisinin yıllar önce Josef Stalin tarafından bölgedeki  üç ülkeye bölüşülmesiyle başlar.

Özbekistanı da Kırgızistanı da besleyen bölge  Fergana Vadisidir.

Bu bereketli bölge tarım ve hayvancılığın merkezidir.

Bu yönüyle Oş özellikle Kırgızitan için hayati bir önem taşımaktadır.

Ülkenin neredeyse tüm sebze meyve ve gıda ihtiyacı bu bölgeden karşılanmaktadır.

Oş bölgesinin mevcut statüsü üzerinde, bölgedeki her ülkenin farklı yorumları vardır.

Bu durum eskiden beri halk üzerinde bir gerginliğin oluşmasına yol açmıştır.

6-7 Nisan halk ayaklanmasının ardından suların bir türlü durulmadığı ülkede oluşan kaos ortamı, bazı kötü niyetli kişi ve kuruluşlara fırsat vermiştir.

Oş bölgesi, son yıllarda yabancı istihbarat örgütlerinin adeta cirit attığı bir yerdir.

Bölgede karışıklık çıkarmak isteyenler için burada her türlü malzeme mevcuttur.

İşsizlik, uyuşturucu ve alkol bataklığında bunalan eğitimsiz, maneviyatsız Kırgız gençlerini provake etmek oldukça kolaydır.

ÖLÜ VE YARALI SAYISI RESMİ RAKAMLARIN ÇOK ÜZERİNDE

Olayların gelişim sürecine baktığımızda ortada büyük bir tezgahın olduğu çok net görünüyor.

Elbetteki bu durum, birilerine maşa olan şuursuz kontrolsüz saldırganlar güruhunu asla masum gösteremez!.

Ancak bazı yetkililerden aldığımız bilgilere göre, iki tarafı da tahrik edici bazı provokasyonlar yapılmış.

Maskeli bazı kişiler, hem Özbekleri hem de Krıgızları hedef alan saldırılar düzenleyerek iki tarafı karşı karşıya getirmiş.

Oş bölgesinde meydana gelen olayları Özbek-Kırgız savaşı olarak nitelendirmek kanaatimce doğru değildir.

Yaşanan olay bir katliamdır. Evleri, işyerleri yakılan yağmalanan Özbek aileler tarihin en korkunç ve en vahşi saldırılardan birine maruz kalmışlardır. Orada katliama tanık olan bazı arkadaşlarımızın anlattıklarına göre, ölü sayısı açıklanan resmi rakamların en az on katıdır.

Binlerce yaralı vardır. 100 bini aşkın insan evini barkını terk etmiş ve Özbekistan topraklarına sığınmıştır.  

Şurası bir gerçektir ki, kimler tarafından yönlendirildikleri henüz tam olarak anlaşılamayan öfkeli Kırgız kalabalıklar, hem tarihin en korkunç katliamlarından birini gerçekleştirerek mazlum Özbek halkını perişan etmişlerdir hem de kendi ülkelerine ve milletlerine korkunç bir zarar vermişlerdir.

Bu hadiseler yıllar boyunca insanlığın hafızasından kolay kolay silinmeyecektir. Olayın bir de ekonomik boyutu vardır.

Katliama uğrayan Özbek Türkleri, Orta Asya'nın en çalışkan, en gayretli toplumlarından biridir.

Onların olduğu yerde üretim vardır, bereket vardır.

Özbekler sadece Oş bölgesini değil; üretimleriyle, gayretleriyle, bütün Kırgızistan'ı doyuran bir topluluktur.

Tarım, hayvancılık, ticaret genelde hep bu kesimin kontrolündedir.

Aynı şekilde, Ahıska Türkleri de son derece çalışkan insanlardır.

Eğer bugün Özbekler ve Ahıskalılar olmasa Kırgızistan'da açlık sıkıntısı başlayabilir.

Kırgızların aslında bu topluluklara her fırsatta teşekkür etmesi ve onları el üstünde tutuması gerekirdi.

Ama ne yazık ki uygulamada tam tersi gelişmeler yaşanıyor.

KOMPLO TEORİLERİ...

Peki bir haftadır yaşanan bu kanlı olaylardan karlı çıkan kimdir veya kimlerdir?

İster Kırgız olsun ister Özbek olsun, bölgede yaşayan herkes bu olaydan zararlı çıkmıştır.

Yakıp yıkılan talan edilen Oş ve Celalabat şehirlerinin uzun yıllar kendine gelmesi mümkün değildir.

Kırgızistan'daki mevcut geçici hükümet de bu olaylardan dolayı çok büyük yara almış ve prestij kaybetmiştir.

Peki bu hadiselerden karlı çıkan yok mudur?

Elbetteki son hadiselerle birlikte Rusya'nın bölgedeki etkinliği ve hakimiyeti bir kez daha pekişmiş oldu.

Bölgede Rusya faktörü olmadan hiçbir denklemin çözülemeyeceği gerçeği bir kez daha anlaşılmış oldu.

Bundan hareketle, olayların arkasında Rus istihbaratı var demek  kolaycılığa kaçmak olur.

komplo teorileriyle bu olayları açıklamak imkansızdır.

Bölgedeki ekonomik sıkıntılar, açlık sınırına ulaşan yoksulluk, manevi boşluk içerisindeki alkol ve uyuşturucu bağımlısı gençler patlamaya hazır mayın gibi ortalıkta dolaşırken suçluyu sadece dışarıda aramak yanlış olur.

Bölgede güç ve hakimiyet mücadelesi veren uyuşturucu baronlarını, mafya babalarını, çete reislerini de gözardı etmemek gerekiyor.

Bu insanlar, menfaatleri için gerekirse bütün Kırgızitan'ı ateşe atabilecek kadar tehlike arz etmektedirler.

Bunların kullanabilecekleri, şuursuz ve kontrolsüz kalabalıklar istemediğiniz kadar çoktur.

AHISKA VE KARADENİZ TÜRKLERİ TEHDİT ALTINDA

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının bölgeye iki uçak göndererek vatandaşlarımızı tahliye etmesi takdire şayandır.

Fakat Türkiye Cumhuriyetinin sorumluluğu sadece bununla bitmiyor.

Bugün Kırgız vatandaşı olan ancak tıpkı Özbekler gibi her an risk altında yaşayan Ahıska ve Karadeniz kökenli Türklerin can ve mal güvenliği tehdit altındadır.

Bu insanları güvendiği, umut bağladığı tek yer Türkiyedir.

66 yıldır bu bölgede sürgün hayatı yaşayan bu çilekeş soydaşlarımız kaderleriyle başbaşa bırakmak Türkiye'ye ve Anadolu Türklüğüne asla yakışmaz.

O insanların tamamını Türkiye'ye getirmek mümkün olmayabilir. Fakat en azından güvenliklerini sağlayıcı bazı önlemler alınabibilir.

Bölgenin güçlü devletleri olan Rusya ve Kazakistanla mutabakata vararak bir ortak bir askeri barış gücü bölgeye sevk edilebilir.

Böyle bir durum hem Türkiye’nin bölgedeki ve Türk dünyasındaki prestijini artıracak, hem de yüz binlerce Ahıska Türkü'ne umut verecektir. En önemlisi de şimdi biraz sakinleşmiş gibi görünse de yarın yeniden başlaması muhtemel olan Özbek katliamını önleyecektir.

Unutmamak gerekir ki, bölgede katliama uğrama riski sadece Özbeklerle sınırlı değildir.

İkinci büyük hedef Ahıska Türkleri ve Uygur Türkleridir.

Ve kanaatimce bu olay, en az Gazze kadar mühimdir.

Sayın Başbakanın bu konuda gereğini yapmasını bekliyoruz.

Akan Türk ve Müslüman kanıdır!...

Seyfullah Türksoy 
Türksoy'la İpekyolu Genel Yayın Yönetmeni
ipekyolugezgini@hotmail.com

Bu haber 39 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Haydarlı Belediyesi

şampiyon Haydarlı

şampiyon Haydarlı ŞAMPİYON HAYDARLI

köyün tarihçesi

köyün tarihçesi köyün tarihçesi

ANKET

Sitemiz Nasıl





Tüm Anketler

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Destek: 0531 686 37 37
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi